Sukulent Nedir ?
ilk olarak bunuda eklemek gerek sevgili sözlük
Kelime anlamı olarak ‘’ Özsuyu Taşıyan ‘’ ya da ‘’özsu ile dolu ‘’ anlamlarına gelen özelliklerle son senelerde dünyada ve ülkemizde en çok tercih edilen Süs bitkilerinden birisidir. Evde bakılması oldukça kolay olan Sukulent kaktüs ailesine mensup bir Süs bitkisidir. Bakılması kolay olduğu ve çok fazla çeşiti bulunduğundan dolayı tercih edilmektedir.
gelişen teknolojiyle birlikte artık sıkça iş görüşmeleri video konferans yoluyla yapılıyor. bu noktada yeni tecrübe eden insanların aklında tek bir soru oluyor nelere dikkat etmeliyim bu görüşme stilinin püf noktaları nelerdir? video mülakat yöntemiyle iş görüşmesi yapacaksanız bu hususlara çok dikkat etmelisiniz. ilk olarak dış görünüşünüze sanki birebir iş görüşmesi yapacakmış gibi özen göstermeniz çok önemli. ceket giymezseniz daha doğru olur malum ev ortamındayız ancak gömlek benzeri giyim tarzından ödün verilmemeli. ikinci olarak internet hızınızı ve gerekli yazılımların kamera, mikrofonun test edilmesi. bu husus en önemlisi karşıdaki insanı teknik sorunlar yüzünden bekletmek istemeyiz. üçüncü olarak evdeki diğer bireylerin hazırlığı, evet doğru evinizde kardeşiniz olur aile bireyleri olur onların sessiz olması veya oluşabilecek bir misafir baskınında sizi etkilememesi için acil eylem planınız hazırda durmalı. bir diğer maddemiz ise cv ve gerekli notların bir kalem ve boş kağıdın hazırda bulunması. kolay erişebileceğiniz noktalarda bulunan bu evraklar kurtarıcınız olabilir. sakın es geçmeyin. onun dışında ciddiyet ve güler yüzlülük ise en büyü silahınız olmalı.
Permakültür Nedir?
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Permakültür, üretime katkısı olan sürdürülebilir bir oluşumu hedefleyen çalışmaya verilmiş isimdir. İlk olarak (bkz: bill mollison) tarafından isimlendirilmiş olan bu kavram, dünyada ihtiyaç duyabileceğimiz kaynakların bir bir tükendiğini ve buna özellikle sürdürülebilir tarım alanlarının da dahil olduğunu söyler.
Aslında durumu biraz daha açıklayıcı olursak insanların üzerinde yaşamış olduğu arazilerin, gıda, enerji ve diğer maddi manevi ihtiyaçların ahenkli bir şekilde birbirini tamamlaması gerekir. Permakültürün özünde doğayla yarışmak ya da onun karşısında olmak değil, tamamen doğa için çalışan bir model olmak vardır. Fakat insanlar tükenebilir kaynakların israfı konusunda bilinçsiz bir şekilde hareket ediyor ve doğal olarak zamanla ihtiyaç duyduğumuz en önemli alanları da kaybediyoruz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi isim babası “Bill Mollison” permakültürün etik ilkelerine şu şekilde işaret ediyor. • Canlı ve cansız tüm varlıkların devamını sağlayabilmek için gerekli şartların oluşturulması gerekir. • İnsanın yaşamı için ihtiyaç duyabileceği tüm kaynaklara kolay ulaşmasını sağlamak. • Her insan kendi kaynağını kontrol altına alması gerekir. Bunun için kendisine ayırmış olduğu kaynakları doğru kullanması şarttır. İnsanlar günlük yaşam içerisinde ihtiyaç duyacağı besinlere artık doğal olmayan yöntemlerle ulaşmayı tercih ediyor ve bu da insanın biyolojik dengesinin zamanla bozulmasına neden oluyor.Son olarak şunun altını da çizmek gerekiyor ki hiçbir devlet adamı yaşam kaynaklarının zamanla dibe vurduğunu dile getirmiyor. Yani yaşanabilecek finansal krizlerin ve neleri tehdit edebileceğinizi düşündüğümüzde bunun bizim ve dünya için çok parlak bir senaryo olmadığını da bilmek gerekiyor.
Kaktüs Yetiştiriciliği
Kaktüs, bakımı kolay çicek isteyen çicekseverler tarafından en çok tercih edilen çiceklerden birisidir. Evde,mutfakta,işyerinde,ofiste ve birçok yerde rahatlıkla bakılabilen Kaktüs, mükkemel bir süs çiceği olarak dikkat çekmektedir. Bakımının kolaylığı ve hoş görüntüsü nedeniyle bulunduğu her alana ayrı bir hava katabilmektedir.
Dikenli yapısı ve ufak boyutuyla dikkat çeken bu çicek uygun koşullar sağlandığı takdirde hemen hemen tüm şartlarda rahatlıkla bakılabilmekte ve yetiştirilebilmektedir. Kaktüs bakarken ve yetiştirirken dikkat etmeniz gereken bazı önemli detaylar elbette mevcut. Yazımızın devamını okuyarak bu detaylar hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Saksı Seçimine Dikkat!
Kaktüs’ü yetiştireceğiniz Saksı, bu dikenli çiceğin sağlıklı yetişebilmesi açısından oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Kaktüs’ü yerleştireceğiniz Saksı’nın etrafının delikli olması gerekmektedir. Bunun sebebi ise bilindiği üzere bir Çöl bitkisi olan Kaktüs’ün suyu fazla sevmemesidir. Kaktüs, ihtiyacı kadar suyu emer ve fazla olan suyun ise deliklerden dökülmesi gerekmektedir.
Bir çöl bitkisi olan Kaktüs fazla rüzgarı da sevmez. Fazla rüzgarda kalan bir kaktüs’ün yaprakları solabilir ve canlılığını yitirebilirler. Bu nedenle Saksı’yı fazla rüzgar almayan bir yere konumlandırmanız gerekmektedir.
avantajları
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
Topraksız tarım, geleneksel toprak bazlı tarımın yerini alabilecek bir tarım yöntemidir. Bu yöntemin birçok avantajı vardır. İşte topraksız tarımın bazı avantajları:
Daha yüksek verimlilik: Topraksız tarım, bitkilerin besin ve suyu doğrudan köklerine uygulaması sayesinde daha yüksek bir verimlilik sağlar. Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin daha hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlar ve bu da bitki büyümesi için ideal koşulların oluşmasını sağlar.
Daha az su kullanımı: Topraksız tarım yöntemi, bitkilerin suyunu verimli bir şekilde kullanmasını sağlar. Toprağa göre daha az su kullanıldığı için, su kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Daha az pestisit kullanımı: Topraksız tarım, daha az pestisit kullanımı gerektirir. Bu, hem bitkilerin hem de insanların daha sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar.
Azaltılmış çevresel etki: Topraksız tarım
Load failed
prak bazlı tarımın aksine çevreye daha az zarar verir. Toprak erozyonu, toprağın tuzlanması ve aşırı gübre kullanımı gibi sorunlar topraksız tarımda ortaya çıkmaz.
İklim koşullarına uygunluk: Topraksız tarım, herhangi bir mevsimde, herhangi bir iklim koşulunda uygulanabilir. Özellikle kapalı ortamlarda uygulandığında, bitkilerin iklim koşullarından etkilenmesi engellenir.
Daha kısa yetiştirme süreleri: Topraksız tarım yöntemi, toprak bazlı tarımın aksine, bitkilerin daha kısa sürede büyümesini sağlar. Bu, daha hızlı bir hasat döngüsüne izin verir ve üretim kapasitesini artırır.
Bu avantajlar, topraksız tarım yönteminin giderek daha popüler hale gelmesine ve gelecekte tarım sektöründe daha fazla kullanılmasına neden olmaktadır.
Gelecekte sıkça yaygınlaşacak bir topraksız tarım metodu, gittikçe kalabalıklaşıyoruz ve birim alandan maksimum verimi almamız gerekiyor. Topraksız tarımda zararlılarla mücadelede kolaylaşıyor maliyet azaldığı gibi verimde artıyor
Topraksız tarım sistemi, geleneksel toprak bazlı tarıma alternatif bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkiler, besin ve suyu doğrudan köklerine uygulanarak yetiştirilir. Topraksız tarım sistemi, düşük maliyeti, yüksek verimliliği ve daha az su kullanımı ile öne çıkmaktadır. Ancak, yaban hayatının zarar vermesi durumunda, topraksız tarım sistemleri daha kolay bir şekilde hasara uğrayabilir. Bu nedenle, yaban hayatını önlemek için önlemler alınması önemlidir.
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Topraksız tarım yöntemleri, geleneksel tarım yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Bu yöntemler, bitkilerin topraksız ortamlarda yetiştirilmesine izin verirken, verimli bir şekilde bitki beslenmesini sağlamaktadır. Bu makalede, topraksız tarım için kullanılan farklı yetiştirme sistemlerine ve özelliklerine bakacağız.
(bkz: Hidroponik ) Sistem
Hidroponik sistem, bitkilerin topraksız bir ortamda büyümesini sağlar. Bitkiler, besinlerin su içinde çözünmüş olduğu bir ortamda yetiştirilirler. Bu sistemde, bitkilerin kökleri suyun içinde kalır ve besinler, su ile birlikte doğrudan köklere verilir. Hidroponik sistemlerde, su sirkülasyonu veya pompalama işlemleri genellikle otomatik olarak gerçekleştirilir.
Aeroponik Sistem
Aeroponik sistem, bitkilerin köklerinin tamamen havada olması prensibine dayanır. Bitkiler, köklerinin etrafında bir sprey sistemi kullanılarak besin çözeltisi püskürtülen bir hazne içinde yetiştirilirler. Bu sayede, bitkilerin kökleri daha fazla oksijen alır ve daha iyi büyürler.
akan su kültürü Sistem
Akıntılı sistemde, besinli su, bitkilerin köklerinin altından akar. Bu sistemde, bitkilerin kökleri, narin bir malzemeyle dolu bir konteynerin içinde bulunur. Su, konteynerin altından yavaşça akar ve kökler, su içindeki besinleri alır.
katı ortam kültürü Sistem
Sözde sistem, toprağın yerine yüksek yoğunluklu sözde bir ortam kullanır. Bu ortam, genellikle talaş, turba veya perlit gibi maddelerden yapılır. Bitkiler, bu ortamda büyürken,
Ziraat mühendislerinin türkiyede ilk ve tek sözlüğü, ilk interaktif tarım sözlüğü. Amaçları bilgiyi en yalın haliyle ülke tarımına sunmak, mesleğimizde bir iletişim ve bilgi akışı oluşturmak. gündemdeki konuların en hızlı şekilde duyurulması sektördeki doğru ve yanlışların özgürce tartışılması amaçlanmaktadır.
genel olarak herkesin puanı düşük geldi. branş sıralamasını merakla bekliyorum 2018 yılındaki sıralamaya göre nasıl olacak hep birlikte göreceğiz. herkes puanlar düşsede iyi olacak diye tahmin yürütüyor bekleyip görelim.
biraz garip bir konu gibi gelecektir, sizlere ama bunada bir başlık mı olur demeyin meraklısına güzel bir içerik.
Evde hayvan bakmak, o kadar kolay olmayabilir. Fakat kedi, köpek, balık, örümcek gibi çeşitli hayvanları evinde barındırıp büyüten birçok insan bulunmakta. Peki evde kuzu besleyen insanları biliyor musunuz?Evde kuzu beslemek, birçok insan tarafından ve özellikle köy işleri ile uğraşan insanlar tarafından gerçekleştirilmekte. Yeni doğmuş kuzular evde bir müddet bakılır ve yeterince büyüme aşamasına geldikten sonra koyun sürüsünün arasına katılır. Eğer ki evde kuzu beslerseniz bir süre sonra size bağlanır ve sizinle oynamak ister. Evde kuzu bakmak sanıldığı kadar zor değil. Yalnızca dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
Süt ile Besleyin: Henüz yeni doğmuş bir kuzu süt ile beslenmekte. Bir süre sonra yem alabilir hale gelecektir. Eğer ki evde kuzu besleme gibi bir hedefiniz var ise köye yakın bir yerde olmanız sizin için daha iyi olacaktır. Temizlik ve Bakımına Dikkat Edin: Kuzu, zaman zaman evi kirletebilir. Bu konuda hazırlıklı olmalısınız. Bundan dolayı uygun ortamların da hazır olduğunu teyit edip evde bir kuzu bakmaya başlayın. Büyüdükten Sonra Meraya Salın: Kuzu yaklaşık 1 ay boyunca evde beslendikten sonra artık yeterli seviyede büyüyeceği için koyun sürüsünün arasına katılmalı. Bu veda sizin için belki zor olacak ama onu kendi ailesinin içine katmalı ve zaman zaman orada ziyaret etmelisiniz. Kuzu kısa süre içerisinde koyun olacak ve onun yanına gittiğinizde sizi gördüğünde hemen tanıyacak.
Çinin wuhan kentinden yayılan çinlilerden nefret ettirecek düzeyde dünyayı etkileyen virüs. Tarım sektörünün önemini üretimin önemini ülkeye göstermiş gibi görünse de virüs sonrası unutulacak insanlar için geçici bir gündem malzemesi değildir umarım.ziraat mühendisleri olarak Riskli bir grupta önlemlerin sınırlı alınabileceği şartlarda sahada ter dökerken belki sağlık çalışanları gibi alkış almasakda zirai net olarak herbirinizi gönülden alkışlıyorum meslektaşlarım.
Etmeni Ficus virus I, Smith dir. incir'de görülen bu Hastalığın latince ismi ficus carica'dır. Ege bögesinde tüm incir ağaçlarında görülen ağaçlarda zayıflık, verim ve kalite düşüklüğüne neden olan bir hastalıktır. Bitkideki belirtileri ise; Ağaçtaki yapraklar mevsim ilerledikçe kahverengi veya siyah nekrotik yaprak lezyonlarına dönüşen açık yeşilden sarıya mozaik desenlere sahiptir. Yapraklar bozulabilir. Meyve ayrıca meyvelerin erken düşmesi nedeniyle verimde azalmaya yol açabilen mozaik desenleri de gösterebilir. Mozaik belirtiler yaz aylarında yüksek sıcaklıklarla şiddetlenebilir. yapraklar da dağınık sarı yeşilden açık sarıya kadar değişen çeşitli büyüklükte mozaik şeklinde lekelerdir. Hastalık meyvelerde de belirti verir. Olgunluğa yaklaşmış meyvelerde lekeler yaprağa benzer bir görünüm vermektedir. Yayılımı ise çelik, aşı ve vektörlerle olur. sertifikalı ve virüs etmeni barındırmıyan fidan dikimi çok önemlidir. mücadele yolları; ise Kimyasal mücadelesi yoktur. Vektörler kullanılarak mücadele yapılması önerilmektedir. hastalıklı bitkileri ayırılması yok edilmesi böylece yayılımının engellemesi sağlanabilir. Kışın ise ağaçtaki tomurcukları keserek, akar sayılarını ciddi azaltabilmek söz konusu olmaktadır. Hastalıkla ilgili sizlere bazı görsellerde ekleyeyim.[image src=www.zirai.net/incir-yaprak-mozaik-virus-2] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/06/incir-mozaik-1.jpg]
Seracılıkta "ŞOKLAMA" ismiyle de kullanılabiliyor. gece gündüz sıcaklıklarıyla oynamak suretiyle yapılır. yapılma dönemine göre bitkide farklı meyve çiçeklenme gövde kalınlaştırmaya yönelik farklı etkilere sahiptir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
kısaca bitkinin iyi bir tomucuklanma oluşturabilmesi ve periyodunu doğru tamamlayabilmesi, iyi bir verim oluşturma için gereken sıcaklık değişimine bağlı olan bir tür uygulamadır. havuçta örneğin kökler yeterli şişkinliğe ulaştıktan sonra vernelizasyon ihtiyacı karşılanırsa çiçeklenme periyodu aktif hale gelmektedir.
Tarım ve ormancılık bakanlığının 15-22mayıs tarihlerinde yapacağı 699 kişilik ziraat mühendisi ataması. Uzun bir dönem sonra yeterli olmasada mesleğimiz için nefes aldıracak bir atama olacak. 189 ziraat teknikerine ek olarak, 790 veteriner hekim, 363 gıda mühendisi, 101 su ürünleri mühendisi, 11 veteriner sağlık teknikerinin atamaları yapılacak.
diğer isimleriyle etken madde olarakta söylenen Aktif madde; Bir tarım ilacı veya farklı kimyasal maddelerde yer alan, ilacın hedef aldığı hastalık, zararlıları hedef alan, ilaçtan istenen etkiyi değişen formülasyonlarla veren kimyasal maddeye denir. bir tarım ilacında etken maddesine göre etki mekanizmaları ve kullanılacak hastalık etmeni belirlenir.
Hobi bahçeleri günümüzde aldı başını gidiyor birde belediyeler öncülük ediyor. Verimli tarım arazileri küçük küçük bölünüyor yetmiyor üzerine birde minik evler dikiliyor arazinin Yüzde 50 yapılaşma Yüzde 20 si sosyal alan yüzde 10 u peyzaj alanı Yüzde 20 sinde ise şehirden sözde kaçan insanların ekip biçeceği alanlar oluşturuluyor. Tarım arazilerinin bölünmemesi için yıllarca süren emek şehirde bunalan tiplerin eğlencesi için bölünüyor. Kusura bakmayın ama isteyen varsa gitsin köyüne yerleşsin. Yok böyle bir dünya yazıktır günahtır.
Minimum yasası Bitki besleme için çok önemli döneminin çok ötesinde bir anlatıma sahip olan bir yasadır. 1840 yılında bitkisel üretim için alman bir kimyacı olan (bkz: Justus von Liebig) tarafından ortaya atılan ve yasalaşan bir bitki besleme tanımlaması iken zamanla pek çok farklı alanda da kullanılabilir hale gelmiştir. buna göre; bit bitkinin gelişmesi için toprakta pek çok besin elementine farklı dozlarda ihtiyaç duyar, toprakta ise bu elementler pek çok farklı oranlarda bulunabilmektedir. ancak bitkide verim ve kalitesi toprakta veya bitkinin kök ortamında bulunan minimum besin elementi belirlemektedir. bunu bir fıçı ile görselleştirerek anlattığı için Leibig Fıçısı adını almıştır. görsel olarak ise şöyle ifade edilmektedir. [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/liebig-ficisi-resim.png] [image src=www.zirai.net/wp-content/uploads/2020/07/minimum-yasasi-bitki-besleme.jpg]
Squash mosaic comovirus -Sqmv latince adlandırmaya sahip kabakta görülen bir virütik hastalıktır. Tohumla, mekanik olarak veya vektörü olduğu karpuz telli böceği ile taşınmaktadır. Hastalık sadece kabakta değil ayrıca hıyar, kavun ve karpuzda başlıca görülmektedir. Ayırt etmek adına belirtileri sıralamam gerekirse; genç bitkilerde virüsün etkisi daha yoğun ve güçlü görülmektedir, yaprakta klorotik sarı lekeler görülür yapraklarda kabarcık ve deformasyonlar oluşur, damarlarda ise yeşil damar bantlaşması ve yine deformasyonlar sıkça görülmektedir. Damarlar arasında daralmalar sıkılaşmalar dikkatleri çeker. Meyvelerdede şekil bozukluğu renk bozukluğu ve kabarıklık şeklinde görülmektedir.
Tarımsal üretim sürecinde meydana çıkan yabancı otlar, bitki zararlıları ve bitki hastalıkları gibi üretimi, verimi dolayısıyla tarımdaki geliri direk etkileyecek unsurlardan çeşitli kimyasal, biyolojik veya kültürel işlemler vasıtasıyla bitkileri korumak için yapılan, ürünü korumak veya kalitesinin düşmesini engellemek amacıyla yapılan işlemlere zirai mücadele denir.
Zirai mücadele’de konunun uzmanı ziraat mühendisi tarafından bitki, bölge, iklim, toprak gibi pek çok faktör göz önüne alınarak, yöntem belirlenmeli ve yöntemin gerekliliklerine uygun bir biçimde ve koşullarda uygulanmalıdır.
Zirai mücadele’de konunun uzmanı ziraat mühendisi tarafından bitki, bölge, iklim, toprak gibi pek çok faktör göz önüne alınarak, yöntem belirlenmeli ve yöntemin gerekliliklerine uygun bir biçimde ve koşullarda uygulanmalıdır.
Mesleğimize olan güvensizliğin göstergelerindendir. Ayrıca lobi olarak ne kadar güçsüz olduğumuzuda ortaya koyar. Kendi bakanlığımızda bile işi bilenler yok iken tarım nasıl kalkınacak. Ziraat odalarında bile ilk okul mezunu başkanlar var altında çalışıyoruz. Çiftçiye zaten dert anlatmak bilimsel çalışmaya yönlendirmekte zor. Biz nasıl mühendisliğimizi icra edebiliriz bu ortamda?